Sayfalar

29 Kasım 2017 Çarşamba

Payetli Çocuk Ceketi


Dikiş dikmeye fırsat yaratıyorum fakat iş fotoğraflamaya gelince zorlanıyorum..Paylaşamadığım o kadar çok şey var ki..Fotoğraf çekenim yok malesef,eşim hep nazlanıyor,yok öyle yok böyle..


Birşey dikttiğimi görmesin bana mı,bana da dik diye tutturuyor küçük hanım..Bir de pozlarımız var ki artık şaşılası..


Kalıbını yine Burda'dan çıkardım ama hangi sayı hatırlamıyorum..
Pırıltılı olması ayrıca cezbetti,pek bi sevdi yavrum..
İçine astarı yine penyeden yaptım..
Ön yakaya kapatmak için çıt çıt yapıp fiyonkla süsledim..



Yıllardır ayrılamaz parçamız köpüş

Sevgiler..

Çift Fonksiyonlu Derin Dondurucu

                                                       
İlk önce çift fonksiyonlu derin dondurucunun ne demek olduğu ile başlayalım, zira ilk duyduğumda ne anlama geldiğini ben de anlayamamıştım. Klasik derin dondurucular sadece “derin dondurma” yapıyor, yani içlerindeki tüm gıda ve besinleri -16 / -24 arasındaki bir sıcaklıkta depoluyor. Bunun avantajı, bu sıcaklıkta hemen tüm besinlerin kullanım ömürlerinin son derece uzun olması. Yani yazın dondurduğunuz bir gıdayı, kışın ilk günkü tazeliği ile tüketebiliyorsunuz. Ancak derin dondurma uzun süreli bir çözüm ve kısa sürede tüketmeniz gereken gıdalar için yeterince pratik değil. Aynı şekilde, su oranı yüksek besinler (karpuz, üzüm, vs.) derin dondurma işlemi için pek uygun değil, zira içlerindeki su kristalleşiyor ve gıdanın lezzeti bundan etkileniyor. Bu türden gıdalar için derin dondurucu değil, “soğutucu” kullanmak gerekiyor.

İşte çift fonksiyonlu derin dondurucu modelleri, tam olarak bu işe yarıyor. İstediğiniz zaman soğutma, istediğiniz zaman da derin dondurma yapıyorlar. Bu yüzden, kelimenin tam anlamıyla her besin türü ve her depolama amacı için uygunlar. Ancak, piyasada kaliteli bir çift fonksiyonlu derin dondurucu modeli bulmak oldukça zor. İşte bu nedenle uzun araştırmalardan sonra Uğur Soğutma’ya ait UED 7246 DTK modelinde karar kıldım. Uğur Soğutma’nın bu sektörde 60 yılı aşkın bir deneyimi var ve gerçeği söylemek gerekirse, kayda değer bir rakibi de bulunmuyor. Nitekim UED 7246 DTK’yı birkaç aydan bu yana kullanıyorum ve son derece memnun kaldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Her şeyden önce, bu bir dikey derin dondurucu model. Yani görünüm ve kullanım olarak klasik buzdolaplarına benziyor. 261 litre brüt iç hacmi var ve en kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli. Derin dondurma, soğutma ve sıfır derecede saklama özellikleri bulunuyor. Besinlerinizi kullanılan moda göre +3 / -24 sıcaklık aralığında depolayabiliyorsunuz. No frost özelliğine sahip olan çift fonksiyonlu derin dondurucu, aynı zamanda A+ enerji sınıfına ait, yani çok az elektrik harcıyor. Ön kapağı üzerinde bir LED ekran var ve tüm ayarları (kapağını açmaya gerek kalmadan) bu ekranı kullanarak yapabiliyorsunuz. Ben Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasını kullanarak satın aldım (https://satis.ugur.com.tr/) ancak Türkiye çapındaki bayilerden de alabilirsiniz. Bir derin dondurucu almaya niyetliyseniz, çift fonksiyonlu bu modele muhakkak bir göz atmanızı öneriyorum, kesinlikle pişman olmazsınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Fikrimühim Parodontax Kampanyası



Parodontax daha önce hiç kullanmadığım bir üründü..Fikrimühim aracılığı ile deneme şansı elde etmiş oldum..
Parodontax diş eti sorunları ve diş eti kanamalarına yönelik geliştirilmiş bir ürün..
Çok şükür ben hayatım boyunca diş problemi nedir bilmem.Hiç diş çürüğüm olmadı,dolgu nedir bilmem ama zaman zaman diş eti kanaması yaşarım..Hatta bazen aşırı bile olur..
Kampanya kiti elime ulaşalı iki hafta oluyor. İlk elime ulaşıp denediğimde açıkça söylemek gerekirse çok yadırgadım..Çünkü ürün alışık olduğum diş macunlarına göre oldukça farklı..tadı ilk denememde çok tuhaf geldi,daha önce kullandığım macunlar gibi mentol yada nane gibi fresh bi tadı yok..Fırçalarken ağızda köpük köpük olmuyor mesela bildiğin bir tabaka halinde ağız içine yayılıyor..İlk bi kaç sefer hatta diş eti kanamalarım da oldu ama gün geçtikçe diş etimde yarattığı etkiyi hissettikçe artık tadını da yadırgamaz oldum..Bilhassa sabah uyandığımda ağzımda önceleri oluşan o kötü tad olmuyor ya en çok o yönünü sevdim sanırım..Hatta şunu söyleyebilirim ki diğer macunu sürdüğümde bu kez sanki deterjan sürmüşüm gibi hissettim :)



Parodontax tadıyla da farklı! Parodontax diş macunu, tuzlu tadını içerdiği sodyum bikarbonatdan, keskin tadını ise bitki özlerinden almaktadır. İlk kullanımlarda alışılmışın dışındaki tadı ile dikkat çeken Parodontax, ağızdaki zararlı bakterilerin kesinlikle hoşlanmadığı bir üründür. Damak zevkinden çok ağız sağlığını ön planda tutan Parodontax diş macunu, ayrıca içerdiği sodyum bikarbonat sayesinde köpük oluşumunu da engeller. Sanıldığının aksine bol köpük, etken maddenin diş yüzeyinde kalma süresini azaltarak olumsuz bir etki yaratır.

22 Ekim 2017 Pazar

Buğlem Elora 5 Yaşında



Kocaman bir aradan sonra merhabalar..
Uzun aradan sonra mutlu bir kaç anla merhaba demek istedim..
Bizim minik prensesimiz artık kocaman 5 yaşında oldu..
Ikı yıldır okula gidiyor ve okulu inanılmaz çok seviyor..
Burada daha önce bahsetmedim ama 2 yıldır benim de bir sürü öğrencim var artık :)
Çalışma hayatı yorucu ama bir o kadar keyifli..



Koşturmaca arasında hazırlamaya çalıştığım bir doğum günü oldu bu kez :) Ama artık herşeyin bilincinde olduğu için o sabırsızlıkla o günün gelmesini bekledi..


İkram şekerleri için bu şekilde poşetler hazırladım.Doğum günü temamız istek üzerine Minie Mouse olunca bu şekilde süsleme yaptım..


Nefis cupceklerimiz teyzemizin ellerinden,sağolsun..


 Hama boncuklarla hediyelik Minie Mouse anı anahtarlığı hazırladım :)


Uzunca bir süredir fotoğraf makinasına kullanmayınca o gün azizliğine uğradık.AF'su bozulmuş :(


Dikiş dikmeye devam ediyorum fırsat buldukça ama fotoğraflama kısmı zorluyor..Bluzum yine kendi diktiklerimden.Ön kısmına hazır yaka kullandım..


Sevgiler..En yakın zamanda tekrar görüşmek dileği ile..

4 Mayıs 2017 Perşembe

Klima, Soğutma Uzmanından Alınır

Sıcak havalarda klima ile serinlemek gibisi yok, değil mi? Geçtiğimiz sene vantilatör ile bu işin olmadığını gördüm, bu sene hazırlıklıyım: 2017 yazına bir klima ile gireceğim. Alacağım modele karar vermek için sayısız inceleme okudum, sonu gelmeyen karşılaştırmalar yaptım. Siz de aynı zahmeti çekmeyin diye, araştırmamın sonucunu paylaşıyorum. Dikkat ettiyseniz “marka” değil, “model” dedim zira markaya zaten karar verdim: Uğur Soğutma. Klimanın soğutma uzmanından alınması gerektiğini düşünüyorum, soğutma uzmanı deyince akla ilk gelen isimde, Uğur Soğutma oluyor.

Klima satın alırken ilk dikkat etmeniz gereken şey, enerji tasarrufu. Hemen her klima, A++ enerji sınıfına ait olduğunu iddia ediyor. Aynı şekilde, çoğu klimada “inverter” özelliğini görmeniz mümkün oluyor. Ancak her nedense, bu iki özellik genellikle bir arada yer almıyor! Gerçekten de, hem A++ enerji sınıfına ait ve hem de inverter teknolojisini kullanan klima modelleri bir hayli ender. Uğur Soğutma’nın UIS 18 klima modeli, bu nedenle takdiri hak ediyor. Her iki teknolojiyi de birlikte kullanan UIS 18, maksimum seviyede enerji tasarrufu gerçekleştiriyor ve elektrik faturasından endişe etmeden istediğiniz kadar kullanma imkânı sunuyor.

UIS 18’in tek avantajı bu değil elbette. Bekleme modundayken sadece 1W elektrik tüketiyor. Bu da %80’e varan bir enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Klimanın akıllı soğuk hava üflememe özelliği var, yani açar açmaz soğuk hava üflemeye başlamıyor. Ortam sıcaklığını, yavaş ve doğal bir şekilde istenilen dereceye getiriyor. Ancak bunun çok uzun sürdüğünü de düşünmeyin:  Turbo modu sayesinde, çok kısa bir süre içinde serinlemeniz mümkün oluyor. Otomatik sorun tespit ve koruma sistemleri sayesinde de klimayı güvenle kullanabiliyor, yetkili servisle mümkün olduğunca az muhatap oluyorsunuz!
Ben 19.000 BTU olan modelini sipariş etmeye karar verdim, ancak daha düşük BTU’lu modelleri de bulunuyor. En doğrusu bir keşif yaptırmanız ve size en uygun modeli tespit ettirmeniz olacaktır. Daha sonra, https://satis.ugur.com.tr/ adresinden 12 taksitle bu mükemmel klimayı satın alabilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

31 Ocak 2017 Salı

Annemmm


Nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum..
Hayatımın en kötü 2. kışını yaşıyorum..
Eylül sonuydu sanırım eşime hiç sevmiyorum kışı bak yine kış geliyor,yine içim sıkılıyor,bunalıyorum,çabucak geçsin demiştim..Bunu söylememden 1 ay sonra tam da üstte paylaştığım güzel kareden kısa bir süre sonra başladı kaygı dolu günlerimiz..
Beni takip edenler bilir zaten annem gecen yıl Rahim CA ameliyatı olmuştu..Sürekli takipleri yapılan biri.Her üç ayda bir birsürü tetkik yapılıyor.Ramazan ayında hafif  karın bölgesinde ağrı olunca durumu doktorumuza bildirdik..Ardından MR,Tomografi,PET yetmedi Girişimsel Cerrahi yoluyla doku alında.Tabi bu çok uzun süren bir süreç.Her tetkiki yaptırmak ve sonuç almak belli bir zaman gerektiriyor.Bu aşama anneciğim acılarla kıvranırken bizlerde etrafında çaresizce çırpınıyoruz..Hep bir sonuç bekleme süreci..
Ekim sonuydu ağrıları dayanılmaz boyuta gelip hastaneye gidip acilde iki gün kalışımız..Zar zor yatış alabilmiştik hastaneye..
Tabi hala bir sonuç olmadığı için karın ağrısı ile yattık hastaneye..Çok ağrısı var ya hiç yormuyoruz kansere..Kanser ağrısız olur..Zaten takibi yapılıyor olsa çıkardı..
1. hafta,2.hafta hastanede artık günler değil haftalar bir birini takip ediyor..Bu sürede tanı kondu..Pankreas CA...Annem bilmiyor..Gizliyoruz..Üzülmesin..Netten araştırma yapıyorum her okuduğumda ayrı yıkılıyorum.Ama güçlü olmam lazım,öyle olmaya çalışıyorum..Tabi bu esnada bir de kızımdan ilk kez ayrı kalıyorum onun yükü de ayrı..Ablam bebeği olduğu için kalamıyor..Neyseki teyzemler gelmişti arada bir kızımı görmek için 1,2 geceliğine eve gidiyordum..Ve böylece hastanede gecen 2,5 ay..
3.haftaydı sanırım  pankreastaki büyüme safrayı tıkamıştı annem sarılık oldu..Yavaş yavaş başlayan sararma artarak göz bebeklerinin bile sararmasına sebep oldu..
Tanı konunca hastane konseyi operasyon kararı aldı,aldı da yoğun bakım sorunu var..Derken başka hastaneye sevk edildik..7 hafta sonra ameliyata alındı..Öyle umutluyuz ki..Ameliyat iyi gececek,toparlıyacak herşey yoluna girecek..Ameliyat günü kabusumuzun diğer bir döngüsü oldu..Operasyon sırasında doktorumuz çıktı bizlerle konuşmak için..Kızlar durum hiç umduğumuz gibi değil,tüm damarları tutulmuş,operasyona devam edersem çok riskli %10 yaşama şansı var..Öylece geri kapatıldı..
Ameliyat sonrası ise herşey daha da zorlaştı..Ameliyatta yapılan bir müdahale ile midede yırtılma oldu..Yırtılma nedeniyle yediği,içtiği deri altına sızıyordu dikişleri tam kapanıcaktı ki geri açıldı.Her aldığı besin karnından geri geliyordu...
Operasyon sonrası vücut fonsiyonlarının normale dönmesi için bol yürüyüş önerilir..Bir gece ısrar ediyorum anneme ''hadi annecim 10 adım'' diye..Bir an bir baktım annem sapsarı olmuş..Hemen hemşireye haber verdim ki tansiyon 6 ya 4 olmuş.
Bundan sebep ayağa kalkamaz hale geldi..Çünkü ayağa kalktığında daha çok akıyor,aşırı sıvı kaybı tansiyonunu düşürüyordu.
Karın içi sıvı birikimi zamanla akciğerleri etkiledi..Bilinç yavaş yavaş gitmeye başladı..
Hava takviyesi yapıyorduk,saturasyonun cihaz takılı olduğu halde 83 e indiğini görmemle doktora koşmam bir oldu.(hastanede uzun süre kalınca tecrübe ediniyosunuz,o gün serviste entübe edilen  4.hastaydı annem).Doktor hemen entübe edicez diye geldi...Hemşireler,doktorlar koşturuyorlar bizi çıkardılar..
Bi tuhaflık var belli,her geçen dakika daha çok kişi giriyor,daha çok cihaz getiriliyor..
13 Ocak Cuma tam öğlen saatiydi..Meğer anneciğimin kalbi durmuş..Tekrardan çalıştırılmış..
Sonra içeri alındık bir kişiye izin vardı,ricayla ablamla ikimiz girdik...Bir sürü cihaza bağlanmıştı yoğun bakımda yer ayarlanmasını beklerken oda yoğun bakıma dönmüştü..
Yoğun bakıma gidene kadar 3 kez daha durup yeniden çalıştırıldı kalbi..Öyle direndi öyle direndi annem,bizi annesiz torunlarını ananesiz bırakmamak için..Gece 11 gibi yenik düştü kalbi anneciğimin....
Bir yarımı 7 yıl önce kaybetmiştim kanserle diğer yarımı da 7 yıl sonra yine kanser aldı..Hem anne hem babasız kaldım..Anne,babanız hayattaysa her zaman çocuksunuz..3 gün önce doğum günümdü yolun yarısına annemsiz girmek nasıl acıydı..Ve artık hiçbir zaman çocuk olamayacağım gerçeğinin acısı tam içimde..
Üstteki karede son mutlu anımız olarak kalıcak bizlere..Kızımaysa hala söylemedik..Uzunca bir süre söylememe kararı aldık..Annem en iyi arkadaşıydı çünkü..Her gün en az 10 farklı sebeple anıyor..Anne bak ananemin ''A'' sı,anne bak kedininin gözleri ananemin gibi mavi,anne annem şimdi ne yapıyordur kahvaltısını yapmışmıdır...O böyle sürekli bahsederken yüreğim daha bir paramparça..Hatta telefonla konuşmak istedi ne yapacağımı şaşırdım..
Hayatın yükü herkesin omuzlarına farklı biniyor..Acıysa kesinlikle düştüğü yeri yakıyor..Öyle canım yanıyor,öyle canım yanıyor ki..Anne başka,boşluğu çok derin yara..
Öyle çok özlüyorum ki,bir daha hiç varlığını hissedemeyecek olmak nefesimi kesiyor :(
Nurlar içinde yat inşallah,mekanın cennet olsun annemmm..
Birgün yine kavuşucaz inşallah..

Fikrimühim;Nescafe White Choco Mocha Kampanyası


Önceleri sadece cafelerde tattığımız kahve lezzetlerini artık evimizin rahatlığında yudumlama şansı buluyoruz.
Fikrimühim sayesinde bu lezzeti deneyimleme şansı buldum
Yumuşak içimli kahve severlerin severek içeçeği bir lezzeti Nescafe yeni ürünü olan  White Choco Mocha ile sunuyor.
Mesela ben hamilelik öncesi yaşamımda inanılmaz sert kahve severdim.Krema ve şeker asla ilave etmezdim.Hamilelik sürecimde tüketimimi tamamıyla kesince,doğum sonrası damak tadım asla eskiye dönemedi..Daha yumuşak lezzetler tercihim oldu..Bundan sebep yumuşak tadıyla Nescafe White Choco Mocha favorilerim arasında yerini aldı..Tek sıkıntı şeker kullanmayı pek sevmediğimden şeker oranı biraz azaltılabilir.Malum son yıllarda pek çoğumuz şeker tüketiminden artık kaçınıyoruz.


Tek kullanımlık kahve paketleri ile sunulması ise muhteşem bir güzellik.Dilediğimiz her yerde bu lezzeti yudumlama şansına sahip olabilceğiz..



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...